14 Eylül 2011 Çarşamba

GENETİK HAFIZA(MIZ)

Her ne şekilde ve biçimde yapılsa da genetik hafızanın Uludağ sözlüğe göre tarifi şöyledir.

Irksal ve genetiksel açıdan kuşaktan kuşağa aktarılan ve içgüdülerin şekillenmesinde rol oynayan hafıza çeşididir.

Genetik hafızadan misal vermek gerekirse, Caretta Caretta kaplumbağalarının, hayatlarının ilk yumurtlamasını hiç bilmedikleri halde doğdukları yere gelerek bırakmalarını gösterebiliriz.

Yine buna benzer Alabalıkların ve hatta Yılan balıklarının binlerce mil göçü emsal gösterilebilir.

Tabiatta yaşayan canlılarda buna benzer çok örnek olduğu gibi, genetik hafızası olmayan ve bu şekilde davranmayan çok değerli canlılara da rastlamak mümkündür.

Kısacası genetik hafızamız bizi, aslında bilinçaltı diye bir şey olmamasına rağmen, bilinçaltı davranış diye tabir ettiğimiz fakat nedenini pek bilmediğimiz yöntemle yönetir.*1

Bildiğiniz gibi, bu yıl 1961 yılında Turizm sektörüne hizmet etmesi amacıyla kurulan, Ankara Otelcilik Okulunun 50. Yılını kutluyoruz. 50 yıl içersinde çeşitli coğrafyalarda yaşamını sürdüren okulumuz mezun sayımızın 2000 rakamına ulaştığını düşünüyorum. Elli yıl… Bir ömürlük zaman. Her AOO mensubunun yarım asırlık bir geçmişe sahip olmaktan gurur duyduğuna ve kutlamalarda beraber olmak isteyeceklerine inanıyorum.

Fakat değişik ülkeler, hatta kıtalarda ikamet eden bu kadar kişiyi bir araya getirmenin imkânı olmadığı için, bu yılın tümünü, yani ellinci yılı devirdiğimiz Eylül 2011 tarihinden başlamak üzere bir yıl sürecek, “50. Yıl kutlamaları” adıyla, 1 Eylül 2012 ye kadar sürecek bir kutlama yılı ilan edelim. Konumuzla ilgili çeşitli paneller düzenleyelim. Öyle ya elli yılı devirdik ama biz ne olduk, nereye vardık, turizme katkımız oldu mu?

Tabi, eski arkadaşlarla toplanıp hoş sohbet saatler geçirmeyi de ihmal etmeden dönüp arkamıza geçen 50 yılın bilançosuna şöyle bir bakmamız gerekmez mi?

İşte bir gurup AOO mezunu olarak, olayları yerinde tespit için 24 Eylül 2011 de Ankara’dayız.

Eski okul binası yerinde duruyor mu, etlik kavşağı, yeni mahalle yolu, EGO Otobüsleri hizmette mi gibi birçok soruya cevap arayacağız. Şaka bir yana, hafızanı tazelemek istiyorsan ta.. En başa dönerek, detayları bulup çıkaracaksın. O zaman şimdiki yerini tam olarak tespit edebilecek bulgu ve bilgiye sahip olabilirsin.

Aslında bizi Ankara’ya bu işin başladığı yere, yani doğduğumuz yere çeken şeyin bizim genetik hafızamız olduğuna inanıyorum. Nedeni açıklanamayacak bir durum bu.

Bizim türümüz genetik hafıza mirasını terk edemez, edemiyor. Bırakalım o zaman bizi birazda duygularımız yönetsin. Konu genetik hafıza olunca… Bizim Careta Caretta kaplumbağalarından farkımız ne?

Cemal K. Demir 15 09.2011

*1 Sigmund Freud’un talebesi Alfred Adler (1938) der ki; Bilinçaltı diye bir şey yoktur, beyin sadece kaydettiği şeyleri yeri geldiğinde kullanmasını çok iyi bilen bir organdır. Siz sadece, Beyninizi bilgi ve deneyimle besleyin, gerektiğinde sizin bile farkınızda olmadan beyin bu bilgileri sizin yerinize kullanacaktır. Bu durumda “Genetik hafızanın” reenkarnasyonla ilgisi olabileceği düşünülebilir.

Hiç yorum yok: