YUNUS HOCA
Ankara
Otelcilik Okulunun kuruluşundan bu güne kadar önemli bir parçası olarak yanında
yer almış. Ailesi olarak kabul ettiği biz talebeleriyle 50 yıldır bağını hiç
koparmamış, yaşayan bir efsanesidir o.
Türkiye’de
bir Otelcilik Okulu kurulmasına karar verildiğinde Genç Yunus Aslan’ın hocası,
aynı zamanda okulun eğitim müşaviri RM. A.R. Lanza’dan başka işin ehli kimse
yoktu.
Okul
müfredatının ve müfredata uygun ders kitaplarının hazırlanması, Okula eğitmenlerin
bulunup getirilmesi, öğrencilerin tatbikat yaparak deneyim kazanmalarını
sağlamak, hep onun göreviydi.
Yunus
Hoca gençti, idealistti, her şeyden önce başaracağına inanmıştı.
Okulun
açılışında işe başlayıp, okulda öğretilen mesleğinde bir okula ihtiyacının
olduğunun kafalara kazınmasına kadar geçen 5-6 yıl boyunca görev yaptı. O en
zor zamanların idarecisiydi.
Durumun
vahametini anlamanız için, Milli Eğitim Bakanlığınca seçilen Bina ve muhite göz
atmanız yeterliydi.
Motor
tamir atölyesi ve un fabrikası arasına sıkışmış is karası bir binada salon
adamı yetiştirmek olacak şey değildi. Fakat ne yazık ki; M.E. B. Yetkilileri
durumun ciddiyetini kavrayamamıştı.
İşte
Yunus Hoca faktörü burada, tam bu noktada ön plana çıkıyor ve o mezbeleliği,
yurdun dört bir tarafından gelmiş, çoğu arızalı ailelerinin bile baş
edemedikleri hergelelere bir saray, bir mabette ders görüyorlarmış hissini
yaşatıyordu.
Yaptığı
işe uygun ve nevi şahsına münhasır tavrı ile o bir liderdi. Yaşam tarzına hiç
uygun olmayan maddi durumuyla bütün bunları nasıl beceriyor diye kendi kendime
hep sormuşumdur.
Cevabını
hala bulamadığım bu soruya artık cevap aramıyorum. Aradan 50 Yıl geçmiş
olmasına rağmen o hala canı gibi sevdiği talebeleri, Arkadaşları, Kardeşlerine
gerek giyimi davranışları ve yaşam tarzıyla örnek olmaya devam ediyorsa bana
ancak önünde saygıyla şapkamı çıkarmak düşer.
Tabi
ki talebe için hocaları çok değerlidir. Bende bütün Hocalarımı saygıyla anıyor
ve onlara üzerimizdeki emekleri için daima müteşekkir olacağım.
Fakat
bir şeyin ilkini yapmak ve hele, karanlıkta el yordamıyla ampul değiştirmek
gibi basit gözüken ama son derece tehlikeli bir işe el atmış ve onu
başarmışsanız siz bir Efsanesiniz demektir.
Okulumuzun
birkaç yıl içinde kapanmayıp, bu günlerde hala öğrenci yetiştirmesi ve mesleğin
okulda öğrenilmesi gerekliliği, M.E. Bakanlığınca da kabul edilmesine de onun
azamiyle elde ettiği başarısı sebep olmuştur.
50.
Yılımızda, dönüp arkamıza bakacak ve bize bu günleri yaşatan, geçmişimizdeki
yaşanmışlıkların en önemli yerinde hocalarımız olmalıdır diyeceğiz. Fakat
Adil olmamız gerekirse. Sn Hocamız Yunus Aslanı en ön sıraya
yerleştireceğiz.
Şimdi
meslekte 50. Yılını dolduran ağabeylerimiz ile hep beraber ayağa kalkarak, tüm
hocalarımızı, fakat öncelikle, bize yürekten akrabalık bağıyla bağlı olan
Hocamız, Arkadaşımız, dostumuz ve Ağabeyimiz olan bu güzel adama, Sevgili
Yunus Alnan’a henüz aramızdayken Dünya gözüyle sevgimizi gösterelim.
Onu
tüm içtenliğimizle alkışlayalım Arkadaşlar.
05.11.2011
Cemal
K. Demir
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder