24 Mayıs 2014 Cumartesi

HANİ ŞU İLERİ(Sİ) DEMOKRASİNİN...




DEMOKRASİ NEDEN HER POPOYA GİYDİRİLMEYE ÇALIŞILAN BİR DON GİBİ ALGILANIR

YA DA DEMOKRASİ HER  K.Ç.  UYAN  BİR DON MUDUR?

Sayın çiftçilerimiz ve kırsan kesimde yaşayan vatandaşlarımız bilmelidirler ki; "İlerisi gerisi, Demokrasi, üzerinde yaşadığımız ve yolumuzun sonunda ona karıştığımız toprak gibidir. Size çok şey verir. Hem çok yararlı, hem de çok zararlı şeylerdir bunlar.

O sebeple, demokrasi ile olan bağlarınızı her an toprakta olduğu gibi kontrol altında tutup demokrasiyi gözlemlemeniz gerekir. Çünkü demokrasi bir toplumsal mutabakat bir akit rejimidir, illa ki çoğunluk rejimi değildir. Ve bu gün olduğu gibi, suiistimale açıktır."

HANİ ŞU İLERİ(Sİ) DEMOKRASİNİN?

Demokrasi nedir hakikaten? 

Her kesimin ağzına pelesenk olmuş “Demokrasi” kelimesi anlamı değişken midir? Yani her bireyin demokrasi algısı farklı olabilir mi?

Açıkça söylemek gerekirse. Demokrasi ile insan hakları güvence altına alınabilir mi?

Türk Dil Kurumuna göre, demokrasinin tarifi bir cümleyle ifade edilmiş “Halkın egemenliği temeline dayanan yönetim biçimi”

Neden demokrasi kelimesinin önüne bir sıfat eklenmeden anlaşılmaz şu demokrasi?

Başbakanın son günlerde telaffuz etmediği ama yıllarca “ İleri Demokrasi” dediğinde, kendi demokrasi anlayışının tarifini yapıyordu aslında. Anlayan onun ne demek istediğini anlıyor fakat uygulanmakta olan bu ileri kavramının demokrasiye pranga vurmak anlamını anlamak istemeyen,  (NEOLİBARELLER) liboşlarda nihayet gerçeği kavrayabildiler.  Kendilerinin de dahliyle oluşturulmaya çalışılan bu dikta rejimine katkılarından dolayı anayasa suçu işlediklerinin de farkına varacaklar yakında.

Demokrasi, bir sarhoşun özgür narası kadar özgür ve bir akıl spazmı geçiren meczuba tanınacak hürriyet hakkına gösterilecek hoşgörü sınırlarını aşacak kadar samimi midir hakikaten.

Ya da. İçinde İslami demokrasi denen unsuru barındıran bir yapıda mıdır? Peki, şöyle sorayım, İslam demokrat mıdır?



Demokrasi sıfatlarına bir göz atalım:


Atina Demokrasi

Klasik Demokrasi


Doğrudan ve yarı doğrudan Demokrasi


Temsili Demokrasi


Genel oy ve sınırlı oy Demokrasisi


Ekonomik ve Endüstriyel Demokrasi


Sosyal ve Siyasal Demokrasi


Marksist ve Ekonomik Demokrasi


Siyasal ve çoğulcu Demokrasi


Halkçı ve Halksız Demokrasi


Özgürlükçü ve Parlamenter Demokrasi


Katılımcı ve Korporatifte Demokrasi


Liberal ve Plebisit aran Demokrasi

Tele ve Anayasal Demokrasi gibi daha birçok türünü sayacağımız, ancak önüne sıfatı geldiğinde neme nem bir Demokrasi türü olduğu anlaşılan Demokrasi türü vardır.

Ama ileri demokrasi diye bir demokrasi tarzı bu güne kadar hiç denenmemiştir. Demokrasinin ilerisi, tek adam diktası mıdır?

Peki, bu Demokrasi nedir ki, önek olmadan, kendi başına kullanıldığında neden anlaşılmaz. İlla ki bir önek, bir sıfatla yönlendirilmesi mi gerekir.

Kelimenin kökeni eski Yunanca (Demosye = Halk, Kratein = Yönetmek) sözcüklerinin birleşmesiyle oluşan, “Halkın Yönetimi” anlamındadır. Sorun da işte burada başlamaktadır.


Bizlere hep, Demokrasi tarifi yapılırken, “Halkın kendisini yönetmesi” dendiğinden, demokrasi denince biz, halkın kendisini yine kendi özgür iradesiyle yöneteceğine inanarak büyüdük.

Ama bu hiçbir zaman olmadı, insan var oldukça olmayacakta.

Yukarda çeşitli sıfatlarla nitelendirilen Demokrasilerin hiç biri insanların eşitlik ilkesine hitap edebilecek yeterlilikte değildir.

Fakat Demokratik rejim dünyada yüzlerce ülkede uygulanmaya başlamasından bu yana, demokrasinin altın kurallarını uygulayarak kesintisiz demokratik yaşamı başarabilen sadece 21 ülke kalmıştır.


Demokrasinin işlevini etkinleştirmek için, demokrasinin tarifinin tekrar yapılması gerekir. “Halk tarafından Yönetim” tarifinin bir tarafa bırakılıp, “Halk için yönetim” kavramına geçişin sağlanması gerekir. Ancak o zaman demokrasi sadece bir çoğunluk rejimi değil, çoğunluğun yararına hizmet edecek, akıllı ve insana hizmet eden, bir yönetim şekline dönüşebilir.


Fakat demokrasiyi nasıl tarif etseniz de günümüz Hüma’n düşüncesine eşdeğerde bir yönetim şekli olmayacağı kesin olsa da Demokrasinin altı altın kuralına uyup, bunu başaran 21 Ülke seviyesinde bir yönetim şekline ulaşmak mümkündür.


- Siyasetin etkinlik kazanabilmesi için, etkin kurumların desteğine ihtiyacı vardır. Sivil toplum örgütleri gibi.

- Seçimler kesintiye uğramamalıdır.


- Seçimler özgür iradeyi temsil etmeli, maniple edilmemelidir.


-Birden çokça siyasi parti katılabilmeli, seçim barajı % 2 i geçmemelidir.

- En fazla aynı parti iki dönem seçilebilmelidir. Muhalefet Partilerine şans tanınmalıdır.

- En temel toplum ve insani haklar güvence altına alınmış olmalı, kuvvetler ayrılığı ilkesi korunmalıdır.

Bu altı maddelik demokrasinin olmazsa olmaz kuralı uygulayan ve özümseyen bir rejime demokratik rejim diyebilme şansımız olur.. Ancak. Son bir kuralıda devreye sokmak gerekir ki; Türkiye gibi maalesef, koropsion (Rüşvet ve adam kayırma) geleneği olan ülkelerde, İktidardan ayrılan her hükümetin İktidarda kaldığı süre içinde, göreviyle ilgili hesap vermesi ve ibra edilmesi gerekir.

Demokrasi tehlikeli olabilir:

Çoğunlukçu demokrasi denen idare şeklinin ve yurdumuzda olduğu gibi, bizi halk çoğunluğu seçimle göreve getirdi ve ancak onlar götürür anlayışı, demokratik bir anlayış değildir. Böyle bir anlayışın rahatsızlık yaratan durumları doğurduğunu AKP in iktidar dönemindeki tek adam sultası anlayışıyla devlet idare etmeye kalkmanın, nelere mal olacağı gözler önüne seriliyor. Bir devletin temel taşlarından biri olan, anayasal hukuk sistemini yok sayarak, dar gelen urbayı yırtarak pehlivana uygun hale getirme zorbalığını hangi hukukla ve mantıkla aklayabilirsiniz. Bu şekilde döndürülmeye çalışılan devlet çarkının yara almaması mümkün müdür. Halkın özgür iradesiyle seçilen ve ancak anayasal kurallara bağlı kalınarak gerçekleşmesi gereken, hükümet etme yetkisini kötüye kullanan bir hükümet en azından demokrasi suçu ama zorbalığın insan haklarını kısıtlayıcı boyutlara ulaşmasıyla da insanlık suçu işlemiştir. Her şeyi seçime endeksleyip, ben çoğunluğun iradesiyle geldim der ve demokrasinin diğer bileşenlerini görmezden gelirseniz bu günkü iktidar partisinin varmak için taban teptiği yol gibiyse gittiğiniz yol. O zaman varacağınız yer, ancak dikta rejimlerinde görülen faşist bir yönetim olmanız kaçınılmaz olur.

İdeal Demokrasi:

İdeal demokrasi yönetimi bir tek vatandaşını bile mağdur etmeyen, her vatandaşı, her inanışı, her fikri kucaklayan yönetim olmalıdır.

Çoğunlukla gelip te, Halkın üzerinde uzlaştığı Laik Cumhuriyeti hedef alan, Yargıya müdahale eden bir iktidar. Belli bir zümrenin (İktidar yanlıları ve çıkar çevreleri) kayırılıp, söylevleriyle açık açık. Halkın din, dil mezhep gibi kavramlarla ayrıştıran bir siyasi erk sorumlusunun çoğulcu demokrasi kavramına sığınmaya hakkı yoktur. Yurt çıkarlarını, Kamu malını hoyratça harcayan siyasi erke halkın dur deme hakkı, demokratik bir haktır.

cemal k. demir
2014





Hiç yorum yok: