Günlerdir
televizyon kanallarında başımızdaki terör belası ile ilgili yapılan polemikleri
takip ediyorum. Şu kadar terörist etkisiz hale getirildi. Şu kadar şehit
verdik. İşid, PKK, PYD terörist mi? Hangisi kime göre terörist. Kime göre
değil. Şimdi de dünün, Feto denmesine bile hükumet erkânı tarafından müsaade edilmeyen
saygıdeğer Hoca efendisine bu gün “Hain FETÖ.” Denmesi gibi. Eskinin birçok irticacı teröristinin bu gün
hükumet etmesi de siyasetin bir cilvesi mi, ahlaksızlığın ve adaletsizliğin
tavan yapması il mi izah etmek gerekir, kararını siz okuyucularıma bırakıyorum.
Dün terörist olan biri aklanmadan, bu gün hangi kimlikle siyasetin ortasına
dalıyor. Anlamak mümkün değil.
50
yıl önce bu konuda nasıl bir tutum göstermişsek, aynıyız. Değişmemişiz. Tarih
boyunca hep düşünmemiz gereken yerde, slogan şablonu seçmişiz. Soluk alıp
vermeyi yaşamak sanmış, biat edip. Ki; Aklı inkârdır demeyip insanlıktan
çıkanı, hep adamdan saymışız ve toplumumuza almışız.
Bizim
bu dünyadaki yerimiz, değerimiz nedir? Nasıl bir yaşam isteriz diye sormamışız.
Evet,
Türk’üz, biliyoruz. Ama bir milletin en önemli değerlerinin, milleti oluşturan
toplumun renkliliği olduğunu unutmamamız gerektiğini bilmiyoruz. Bilsek,
insanımıza, etnik kökenine, inancına saygı duysak ayrıştırır mıyız halkımızı.
Türkiye’deki
terörü lanetliyoruz. Peki, teröristtin kimliğini biliyor muyuz? Onlar kim.
Etnik kökenlerini kast etmiyorum. Ulusuz veya çok uluslu olmaları da önemli
değil. Terörist kimliğini nasıl edinmişler. Kime hizmet ediyorlar. Silahlarını
nereden temin ediyorlar. Senin gibi bir güce karşı koyabilecek moral ve aklı
senin dostlarından mı, düşmanlarından mı alıyorlar. Yoksa etnik bir gurubun
temsilcileri olarak tescil edilmişler de senin bu oluşumdan haberin yok. Sana
oynanan oyun nedir? BOP Projesi nedir? Neden BOP’UN eş başkanı olduk. Niçin PKK denen terör örgütü 35 seneden bu
yana etkisizleştirilemiyor. Sınırındaki zafiyeti gideremiyor musun? Teröristlerin
para kaynağı ve personel desteğinin önünü niçin kesemiyorsun. İŞİD denen dinci
terör örgütü için neden Başbakanlık düzeyinde, bizim öfkeli çocuklar. Onlardan
zarar gelmez dediniz. Irak konsolosumuz ve 49 çalışanı kaçırıldığında, bizim
çocuklara neden 50 Mio US Dolar fidye ödemek zorunda kaldık. Listeyi uzatabiliriz,
ama asıl mesele tüm bu yapılan veya yapılamayan olumsuzlukların sorumlusunun 14
Yıldan bu yana Devletimizi idare etmeye çalışan hükumette olup olmadığının
cevabını da siz okurlarıma bırakıyorum. Teröristlerin ve hükumet edenlerin, insani
ve vicdani kimlikleri var mıdır?
Eylemler insanlığı temsil edebilecek düzeyde mi. Siyasi erkin vicdani
sorumluluğunu analiz edebiliyor muyuz?
Teröre sebep olan unsurlar nelerdir. Bu güne kadar ciddi olarak, terörün
nedenleri üzerinde araştırma yapılmış mıdır?
Lübnan’daki
5 yıllık iç savaşta sadece 150 kişi hayatını kaybetmiştir. Fakat nedeni tespit
edilmiş, kökü kazınmıştır. Hizbullah terörü İsrail’e yönelik olarak bazı
saldırılar düzenlemektedir hepsi o kadar.. Bir milyon insanı yutan. Ruanda’daki
etnisite terörünü ve dünyanın birçok bölgesinde olup biten, öldürülüp hasıraltı
edilen milyonlarca terör kurbanlarının nedenleri sorgulanmış ve cevaplar
alınmış ve sona erdirilmiştir. Bizde ise Terör başladığında doğan bir kimsenin
torunları dünyaya gelmiş, durum böyle devam ettiği sürece de, güvenli bir
ortamda yaşama hakları ellerinden alınmış birer vatandaşlar olarak yaşamaya
mecbur edileceklerdir.
İnsan
olmak adına en küçük ciddi bir adım atmadığımızı unutup, bize insanlık dersi
verenlere yapabileceğimizin minimumunu yapıyor, sadece çemkirmekle yetiniyoruz.
..Ve
ne yazık ki, bu uyuşturulan beyinlerimizle biz.
Ancak
kahvehanelerde vakit öldüren laf ebesi ezikler gibi, senin teröristin kötü.
Benim teröristim iyi yarışına benzer bir ego yarışına girdiğimizin farkında
olmadan yıllar geçiyor. Ömrümüzü yaylım ateş atışlar yaparak geçiriyoruz. Her TV oturumunda bıçkın pazarcı
çığırtkanlığıyla konudan uzaklaşıyor, olay yerini panayıra döndürüyoruz.
Benim
acımı paylaşmayanın acısını paylaşma! Benim acımda bayrağımı sallamadın.
Fransız bayrağından ayrı kalamadın. Gibi, kısır döngüler içine girdiğimizde
insanlığımızın parça parça elimizden gittiğinin farkında olmadan. Dünya
milletlerince ve özellikle medeni kabul ettiğimiz batı ülkelerince ciddiye
alınmamanın yarattığı karışık duygularla fark edilmemiş olmamızın ana sebebi
olan, bu olguyu ısrarla sürdürüyoruz. Hem
de egonun en bağımsız ve en ısrarcı olan ve ancak insani duyguların varlığıyla
bastırılabilen, Tanrının Türk’e lütfu olarak kabul edilen cinsel dürtülerdeki
keskin ve radikal ısrarımız gibi, her gün ve tekrar tekrar olmada.
Gizlice
hoşlandığımız Bu didişmeyi seremoni yapmışız, alamıyoruz kendimizi. Bu
sebepledir ki, on dört seneden bu yana çözümler hep başka bahara aktarılıyor. Hiçbir
zaman, araştırmaz, soruşturmaz, kalıcı bir çözüm bulmayız.
Çözümsüzlüğü
kanıksamış bir milleti genç ölümler, yok olan yaşamlar ilgilendirmez.
Bu
yolda kaybettiklerimizin vatandaşlarımız olduğunu düşünmeyiz. Devlete silahla
karşı koyana, vatan haini der, ölüsünü leş biliriz. Vatanı için ölene şehit
der, görkemli törenlerle gömeriz. Hiç birini yitirdiğimiz değer kaybı olarak görmeyiz. Dedik ya biz, garip bir milletiz.
cemal
k. demir
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder