Sinemanın dahi çocuğu iyi işler yapmaya devam ediyor. 70 li yıllarda kendine inanan ekibiyle çalışan, Almanlarında bir sinema dahisi, Reiner Werner Fassbinder'i vardı. Yıllar sonra bizimde kendine inanan, ona güvenen çok geniş bir ekiple çalışan, sinema dilini günümüze çok iyi uyarlayabilen bir Beyazperde dahisi yetişti.
Onur Ünlünün anlatımında Fassbinder’den farkı olarak, netice ve sonuç kararının tamamen izleyiciye bırakılması dikkat çekici. Tabi, bu gün gelişen sinema tekniğiyle çalışması ve çok daha değişik görsel lezzetler sunabilmesi Ünlünün artı hanesine yazılabilir.
Nihayet!.. sinemayı izleyiciye tekrar sevdiren genç yönetmenlerimiz sayesinde iyi yapımlar izleme lütfuna erişebildik. Hikayeyi lüzumsuz mesajlarla yozlaştıran, seyircinin her sinema seansından sonra pişmanlık duyacağı şekilde bilinçaltına nefret duygusunu yeşerten giydirilmiş senaryolardan arınmış yapımlar izleyebileceğiz.
Sinemaya getirilen tüm bu yenilikler pastasının kreması ise, anlatımında kullandığı dil ve görseldeki unsurların yalın hali ile, kendisini fark ettiren, imzasının izleyici tarafından hemen kanıksanan biri günden güne büyümekte... İmzasını attığı her filmi için, işte bu onun filmi dedirten"Ünlü" bir yapımcı yönetmen oldu Onur.
Galiba Türk halkı olarak, siyasette yapamadığımız şeyi yani, alternatif üretmeyi, sinemada Onur Ünlünün cesareti sayesinde yapabiliyoruz. Onur Ünlünün büyük olasılıkla en az, diğer yapımcı ve yönetmenler kadar gişe kaygısı taşıyor olması gerekir ve taşımalıdır da... Gişe kaygısından korkmasına rağmen, büyütülen kaygının olası yaptığı işin niteliğine zararını önlemedeki usta duruşuna bir ad verilecekse, onu "Bay ignorant" ismiyle çağırabilirsiniz.
Fakat korkarakta olsa idealinin peşinde gitmenin adı tüm dünyada tektir. O da cesaret...
Değişimler hep, fikirlerinde ısrar eden adamlar sayesinde olmamış mıdır. Anlatılan hikayenin yalın halini bozacak düzeyde, abuklukların son trene yetişme telaşıyla bavula alel acele tıkıştırılan giysiler gibi dağınık ve özentisiz izleyicide işkence etkisi yapan, yapımlardan ruhsuzluk girdabından kurtulmamız içinse cesaretli adımların atılması gerekiyordu.
Onun ve onun gibi düşünen genç yönetmenlerle gelişen yeni akım sayesinde, izlenmede Hint filmlerinin bile gerisine düşen, türk sineması Amerikan filmlerinin önüne geçt. Yurt dışında kendisine başta diziler olmak üzere geniş pazar buldu.
Teşekkürler Onur Ünlü.. Öncelikle bu cesareti gösteren biri olduğun için. Bize sinemanın görsel bir eğlence olduğu ve hala izleyebileceğimiz yerli yapıtlar olduğu hissini tekrar hatırlattığın için. Bizi kendimizle baş başa bırakabildiğin, fikrimizin de kişiliğimiz gibi bizlere ait olduğunu hatırlattığın için. İlla ki, bilmemiz gereken bir şeymiş gibi abuk mesajlar vermeden, lüzumsuz vurgular yapmadan da istediğini yalın bir ifadeyle anlatıldığında, anlayabileceğimize inandığın, anlayışımıza saygı göstermeyi bildiğin için. ... Ve seyirciye yani ekmek teknene olan saygını hiç bir zaman kaybetmediğin için, izleyicini yüceltmeyi kendine bir destur edindiğin için. Ama en önemlisi, nerede durulması gerektiğini cümle aleme gösterdiğin için. Sana müteşekkiriz.
19.Şubat2013
Cemal K. Demir
