Saygının özü, kişinin kendisine duyduğu özendir.
Kişiyi değerli kılan, kendi değerini bilmektir.
Saygıyı, bir varlığı, tümüyle ve tam olarak kabul etmek, kendini ifade
etmesine izin vermek" olarak tanımlayabiliriz.
Saygı biat etmek değildir. Biat etme kişiliksizdir. İnsanın kendisine
duyduğu saygı, o kişiyi yüceltir. Biat etme sevgiyi köreltir.
Ünlü İslam düşünürü Farabi; "Hiç bir şey kendi kendisinin nedeni
olamaz. Çünkü nedenin kendisi, oluşandan öncedir."
"Hiç bir şey kendiliğinden yok olmaz, böyle olsaydı, var
olmazdı."
"Koşulsuz Sevgi" sözlerimiz, başkalarına karşı, düşünce, söz
ve eylemlerimizle, yani kişisel deneyimlerimizle bütünleşmediği için, idrak
edilememekte ve içi boş bir söylem olarak kalmaktadır. Burada eski bir sözü
"Saygının olmadığı yerde sevgi olmaz" hatırlamakta yarar vardır. O
halde, koşulsuz sevgiden önce, başlangıç aşaması olarak, koşulsuz saygı
düşüncesini özümsemeyi, sözlerimizle ve davranışlarımızla ortaya koymayı
gerçekleştirmeliyiz.
Bizi idrak ettirecek olan, düşünce, söz ve eylemlerimiz ve bunları
yaparken ne ölçüde bilinçli farkındalık içinde olduğumuzdur. Belki böylece
ailemizle, arkadaşlarımızla, sevgililerimizle ilişkilerimiz daha uyumlu ve
doyum verici olur.
Saygının aslı, "Saygı göstermek" değil, saygı görmektir.
Sevgi gibidir, zorla olmaz. Yürekten gelir.
Ata'ya, (Babaya) anaya, otoriteye ve amire, vatana, bayrağa duyulan
saygı, rasyoneldir. Mensubu olduğun topluma uymadır, kuraldır, rasyonel
otoriteye boyun eğmedir, geçicidir. Kabullenmedir. Büyüğe olan güvendir, aile
sevgisidir. Toplumun yazılı ve yazılı olmayan yasasıdır.
Saygının tarifi değildir. Saygı duygusunu oluşturan, insan olmanın
bilincine varmadır. Kainatta yaşayan en mutena varlık olmanın, gururunu
yaşamaktır.
Kişi insan olduğu için, insana saygı duymalıdır. Önce kendisinden
başlamalıdır.
bu davranış, insan olabilmek için atılacak ilk adımdır.
Kendisine saygısı olmayan biri, insan sıfatını taşıyan ama insanlıktan
nasibini alamayan bir yaratıktan farksızdır. Dinimizin aslı da ahlaktır. Bu gün
uygulandığı gibi, ahlak içinden alındığında geriye kalan, otoriter kurallardır.
Kendisine saygısı olan kişi, başkasını değil, kendisini terbiye eden
insandır.
O insan erdemdir. Yalan söylemez, riya bilmez, komşusunu çekiştirmez,
bilmediği konuda söz sarf etmez, insanları, bitkileri ve canlıları
aşağılamaz.
Mala mülke, cana zarar vermez. İnsanları gücüyle ve diliyle ezmez.
Kendisine saygı duyan kişi cahil kalmaz. Gönlü gibi aklıda zengindir.
Çünkü insanı diğer yaratıklardan ayıran akıldır. Akıllı olmak için bilgi
gerekir, deneyim gerekir. Akıllı olmayan insan, yarımdır. biat etmek
zorundadır. Biat insanlığın yüz karasıdır. Kölelikten farksızdır. Fikir
kölesidir, tarifini bilmediği fikir zincirine bağlanmıştır.
Kendisine saygısı olan biri erdemdir. Makam sahibi olunca, bana saygı
gösterin diyerek halkı azarlamaz. Arlı'dır,
namusludur, ırza mala dalmaz. Karısıyla yatmasını sevgiden saymaz. Karısının
özgürlüğünü kısıtlayıp, gırtlağına bıçak saplamaz. Çocukları çalıştırmaz.
Saygının özü, insanın kendisine duyduğu saygıdır. Gerisi dayatmadır.
Kişi kendisine saygı duymasını öğrenmeli önce. Kendisine saygı duyan
insan, tüm canlılara ve doğaya saygı duyar... Kendisine saygı duyan adam,
karısına arabanın kapısını açan adamdır.
Kendisine saygılı olan insan, 10 yaşında bir çocuk içeri girse, onu
ayakta karşılayandır.
İnsanın kendisine değer vermesini öğretmenin en iyi yolunun, ona örnek
olmak olduğunu bilir.
Burada anlatılmaya çalışılan saygı mefhumu, kalmış mıdır bu ülkede? Gün
geçmiyor ki, siyasi erkin en tepesindeki adamın. Yani otoritenin halkını
azarlamadığı bir gün yaşamadan yatağımıza gidelim.
Kindar ve dindar çocuklar yetiştirilmesi için talimat veren bir
zihniyetin varlığı, Demokles’in kılıcı gibi tepemizdeyken, bırakın fikir beyan
etmeyi, düşünmenin suç olduğunu tüm gücüyle haykıran siyasi monsterin varlığına
alışmaktan başka ne yapabildik, bu güne kadar.
Öyleyse bu ülkede gün geçtikçe artan saygısızlık niye diye sormamak
gerekir.
Sevgiden söz etmiyorum bile, çünkü saygının olmadığı bir yerde sevgi olması
mümkün değildir.
cemal k. demir
Mayıs/2015