TÜRK SEÇMENİNİN GENEL PROFİLİ
..Ve Algı operasyonu
(TURKISH VOTERS OVERALL PROFILE
..And Perception operation)
Türk seçmenlerinin oy vermedeki önemli ölçütleri nelerdir? Kadercilik veya falcılık mı?
What are the key criteria in the Turkish electorate to vote? Min fatalism or fortunes?
Bundan böyle, seçimlerden önce yaptığım gibi, siyasi partilerin halktan gizledikleri asıl gerçeğin, ayaklarına vurulan, başta ABD olmak üzere küresel güçlerin prangaları olduğundan bahsetmeyeceğim.
Çünkü bu doğruların doğru olduğunu bildiğiniz halde yutuyorsunuz. Karnınızı ağrıttığını halde mideye indirmekten çekinmiyorsunuz bu yavaş öldüren zehri.
Biliyorum, kadercisiniz. Hepiniz Allaha emanetsiniz. Yarıdan fazlanız açsınız, çünkü Allaha havalesiniz. Tekstil ülkesinde (Şimdi o da fasoncu oldu ya.) Kıçınıza geçirecek donunuzun olmayışı da yetersizlikten. Hayır, memleketin fakirliğinden demedim. Senin yetersizliğinden, teslimiyetinden. Yaşamdan ümidini kesip, ahirete yönelmenden. Düşünce felcine, ataletine uğratılmandan olduğunu söylesem sana. İnanmıyorsun bana. Aptalca öğütler verip sana. Ağzından 1500 yıllık yalana bezenmiş salyalar akıtana. Biat ediyorsun dediğimde. İnançsız diyorsun bana. Sana gerçeği söyleyene, imansız diye çemkirmendir, bu hallere düşmenin sebebi.
Seçimden seçime iltifat edilensin, istedikleri yere parmak bastığında kontratlı bir kölesin. Kafanın içinde bir beyin var ama sen onun ürettiği fikre itibar etmezsin.
Ölüme gideceksek te sebebini bilmeyelim. Nasılsa öleceğiz, bari karın ağrısı çekmeyelim Mod'undan ulusça kurtulamayacağımızı da biliyorum.
Küresel güçler bilir. Çok iyi analiz edilmiştir Türk seçmeni. Sen bilmezsin. Onlar bilir. Ilımlı İslam nedir? 50 li yıllarda uzmanlar tarafından yapılmıştır bu analiz. ABD in Demokrat partiyi iktidara taşıması için elzemdir böyle bir kişilik taraması. Nabza göre şerbet verilecektir. Türk halkının fala ve niyet atmaya merakı da o araştırma da ortaya çıkmıştır. O sebeple ben. Türk siyasetçisinin vaatlerini dilek fenerinin içine konan niyet mektuplarına benzetirim. Seçmeninde oy pusulasını niyet mektubu gibi kullanması, asırlardır genlerine işlemiş olan kaderciliğinden olması doğaldır.
Kadercilik ve hurafeler, ruhuna işlemiştir milletimin. Seçmen olması, kendi kaderini oylaması bunu değiştirmez. O sandığa oy atmaz hiçbir zaman, dilek kutusuna tuttuğu dileğini bırakır sadece.
Niyetinin olup olmadığını soruşturmaz. Fenerin yükseklerde, gözden kaybolduğu bir noktada niyetçiye çaktırmadan söneceğini bilse de. Düşünmek istemez! Sihir bozulmasın, hayal kırıklığı yaşamasın ister. O hedefe değil, hayallerinin götürdüğü yere gider. Kaderdir onu götüren, ilahi bir güçtür. Ona baş eğer.
O hayal etmeyi sever. Sevmeyi değil, olası sevebilmeyi hayal etmeyi, sever. Geri zekâlı mıdır, sapık mıdır, hayır. Hayıır! Sapkın falan değildir, işini aşını bilir. O konuda seni beni cebinden çıkarır. Sadece yaşamın magazin tarafını hayal eden, hayalperesttir.
Kendisi bu durumdan mutlu olduğu için, benimde onun gibi olmamı ister.
Sıkıcı haberler vahşidir onun için. Diziler bile bu memlekette onun için Pembe renge boyanmıştır. Hayatın her kesimini kaplayan, gerçeği anlatan dizi veya film seyredemez siniz bu memlekette. Hepsi gizlenmiştir, muhteşem halkımız sıkılmadan seyretsin diye.
Dizideki mafya tiplemesi yeterlidir onun adalet anlayışında. Adamın kendisi gibi olanı da alt ederek gayri meşru yaşamını lüks içinde sürdürmesi rahatsız etmez benim insanımı. Ama o yaşamı özlemle izler ve içine çeker. Mutludur, bir gün o kahraman kadar acımasız, vicdansız ve zengin olma hayaliyle yatağa girer. Mışıl mışıl uyur…
..VE ALGI OPERASYONU:
Küresel güçler, reklamlardaki sistemi kullanırlar, Olmayan bir şeyin olduğuna ve çok iyi olduğuna. Sahip olamayacağın bir şeyin senin olduğuna inandırırlar seni. İnanmam deme budala.
Sen inançlısın. 1500 yıldan bu yana sana dinimiz diye yutturulan palavralara inanan sen değil misin? Öyle ki babadan oğula irsi olarak sirayet etmiş bu kör inancın seni, yaşamak için geldiğin dünyada bir günahkâr yapabiliyorsa. İşte bu algı operasyonu neticesinde oluyor. Bilmediğin, hiç görmediğin bir boşluğa inanıyorsun. Onu kafanda şekillendirecek kadar da akıllısın. Ama asıl olmayacağını düşünemeyecek kadar da aptal. İşte bu da sende yaratılan algı ile mümkün oluyor. Kuzu kuzu bir cahilin peşinden gitmen, seni algı operasyonlarıyla yarı uyurgezer yapmalarından kaynaklanıyor.
O sebeple sen yaratılmak istenen tipe uygunsun. Dinleyen, hoş gören, kendisini aç bırakanı bile, başarılıdır diye öven.
Fanatik bir futbol taraftarı gibi gönülden bağlı olduğu siyasetçi çalsa da sesini çıkarmayan.
Bir bildiği vardır deyip, ona inanan.
Benimde hakkım vardı o çalınan malda desem.
Aman seninkilerde çalıyordu, bunlar hiç değilse bir şeyler yapıyorlar deyip, kör yanına yatıp uyuyan.
Suçu, suçları, tecavüzleri görmezden gelip, uykuya dalan.
Top atsan uyanmayan.
Bu siyasetçi ayrımcılık yapıyor, halkı bölüyor, din iman derken iş mezheple kalmıyor, etnik köken sorgulanıyor dediğinde.
-Sen Müslüman değil misin? O sözleri Müslüman olmayanlara bir de bölücülere söylemiştir deyip geçiştiren.
Çok çaldılar, memleket kasası tamtakır dendiğinde.
Aptal bir pişkinlikle “-Ama onlar yol yaptı.” Diyebilen.
Fikri sabitliğine asılı kalan, kaderine çaresiz, razı olan idam mahkûmuna benzeyen sen.
Umudum yine sensin, uyanmanı bekliyorum ey kaderci.
65 Yıldan bu yana hiç sağduyu göstermemene rağmen, siyasilerin diline pelesenk olan.
“Sağduyulu seçmen” olmadığını biliyorum.
Gelecek seçimlerde sen, ne sağın, ne de solun duyusu olma. Sağduyulu denenden hiç olma.
Kır zincirlerini, seni bağladıkları prangaları kır ve bir defalığına özgür ol. Kendin ol be kardeşim.
Yanlış yapma özgürlüğünü yaşa. Ama yanlış da olsa yanlışın sana ait olsun.
Onurlu bir vatandaş, yurttaş ol. Onurun kişiliğine yansısın.
Bu sefer Etnik kökeni sandığa getirme.
Ne Türk, ne de Kürt ve de siyasi İslam’ın bir maşası olma.
Damarlarında taşıdığın şayet asil kansa. Adam ol!
İnsan ol.
Sadece kendin olarak git o sandığa.
Sandığı da boş ver. Bir defacık kendi gözlerinle gör sana bahşedilmiş bu dünyayı. Kendi duyularınla hisset.
Sevgi ve Aşkı, acıyı da olduğu gibi kabul et
Ama bundan böyle sen. Sen olmaya devam et.
Cemal k. demir
14.05.2016