Özgürlük ise yaşam tarzıdır. Akıl buyruk kabul etmez, güdülmeyi sevmez. Akıl dost olabilir, gerekirse düşmanda olur ama kul olamaz.
ckd
Sevgili dostlar, yurdumuzda bu gün yaşanan,
gençlerimizin başlattığı direniş hakkında,
medyamızda yeteri kadar yorum yapılmaktadır. Yorumları gerek literatürümüze bu hükümetle girmiş olan
yandaş medya kuruluşları, gerek bağımsız bir iki kanal nezdinde izlemeye çalışıyorum.
Direnişin sebebinin anlaşılır olmasına bakmadan, kör gözüne misali kendilerini hükümetin hizmet eri olaral gören yandaş medya, iktidarın en demokratik yönetim olduğunu iddia edecek kadar gözü
dönmüş bir kalemşörlük ve laf ebeliği yapmakta beis görmemektedir. İnanın, kendilerine dahi saygıları olmadığı aşikar bu figürleri izlerken böyle yorum yapan insanlarla aynı gök kubbenin altında yaşamaktan hicap
duyuyorum. Bu kişilerin konuyu, üç beş ağacın sökülmesine indirgemelerini
güneşi balçıkla sıvama girişimleri gibi sonuçsuz kalacağı, aklın, mantığın kabul etmediği her fikir yok olmaya mahkumdur. Çocukları susturmak için, takiye
geleneğine uygun olarak yalancı bon bon dağıtma fikirlerini ise,
memleketimde bu kadar izan yoksunu, akıl
üretemeyen bir topluluğun var olmasına çok üzülüyorum. Olayı küçümseyenlerin
aslında aklın gücünü inkar ettiklerini bilmelerini isterdim.
Dünyadaki bir çok ülkede değişik zamanlarda siyasi
erke karşı ayaklanmalar olmuştur. Bunların en kanlıları totaliter rejimlere
karşı yapılan direnişlerdir.
Yurdumuzda sadece cumhuriyet döneminde üç fiili iki
sanal olmak üzere toplam beş askeri darbe yaşanmış ama, sayısız halk
hareketleriyle dönem dönem siyasetçilerin dikkati çekilmek istenmiştir.Çoğu kanlı biten bu gösterilerde gençlerimiz günün modasına göre çeşitli fraksiyonlarda organize olarak karşı karşıya getirilmişlerdir. Bu şekilde yapılan tüm direnişlerin ortak noktası ise, kendilerine empoze edilen, belli bir fikir için mücadele yapmaları idi.Türk solunun neden kendine özgü bir karekteri olmadığının sebeplerinden biri de Sosyalizm fikrinin özümsenerek sentezlenmemesi olabilirmi diye düşünmeden edemiyorum. Öyle ya yapılanması seneler süren bir hareketin bir gecede yok olmasını başka türlü izah etmek mükünmüdür. Bu konunun yurdumuz entellektüellerinin kendi aralarındaki muhabbetlerine tekrar tekrar kaşıyarak bir nevi kendilerinin tatmin aracı olarak kullanması da bir o kadar acınacak bir durum değil mi? Öyle olmasa bu günün geleceğini okuyabilecek bir entellektüel çıkmazmıydı bu yetmez ama evetçiler tayfasından. Oysa onlar emanet fikirlerle kitaplar yazıp nutuk attılar sadece, üretmeden, kafa patlatmadan, akıl yoluna bir taş koymadan medyada boy koydular.
Tüm bu olumsuzluklara rağmen, bilişim çağı dünyamızı küçültmüş ve bizim gençlerimizin,, bizim hazırcı akademisyenlerimizin üretemedikleri ama aracı gibi sattıkları fikirlerine ihtiyaçları kalmamasını sağladı. Bilgiye ilk elden ulaşıp, üzerinde düşünerek, karşılaştırarak sentezlemeyi öğrendiler.
.Bu gün gezi parkı direnişi adını verdiğimiz direniş
ise, dünyada eşi benzeri görülmemiş, demokrat yurttaşa yakışan bir direniş
olması bakımından önemlidir. Öyle önemlidir ki, ilerde üniversitelerde örnek
olarak gösterilecek niteliktedir ve
demokrat sözcüğüne uyumu bu kadar iyi olduğu içinde, tarih sayfalarında yer
alacaktır.
Önderleri olmadığı, ani gelişen bir hareket olduğu söylendi. doğrudur. Önderleri vardı, akılları onlara önderlik etti. biz göremedik. Donanımlıydılar, göbek yağı katmerleşen tembel siyasiler gibi rahat, ken disin i yaşadığı topluma karşı sorumlu hissetmeyen, onu küçümseyen akademisyen tayfası gibi memleket meselelerine karşı duyarsız değillerdi.
Peki, gezi parkında iki haftadan bu yana komun
yaşamaya başlayan gençlerin, masumiyetini
akıldan alan bu direnişi gücünü nereden alıyor da, tüm yurtta destekleniyor. Çocuklarını bırakın geceyi, gündüz bile sokağa göndermeye kıyamayan anne ve babaların, her şeyleriyle destek verdiği bu direnişin gücü olmalıydı, medyada irdelenmesi gereken.Önderleri olmadığı, ani gelişen bir hareket olduğu söylendi. doğrudur. Önderleri vardı, akılları onlara önderlik etti. biz göremedik. Donanımlıydılar, göbek yağı katmerleşen tembel siyasiler gibi rahat, ken disin i yaşadığı topluma karşı sorumlu hissetmeyen, onu küçümseyen akademisyen tayfası gibi memleket meselelerine karşı duyarsız değillerdi.
Masum bir direniş için, pek masum olmayan bir şekilde,
şehrin valisi tarafından," -Çocuklarınızı alın yoksa zarar verebiliriz." Tehtidinin bile
korkutamadığı, halkımız anneleri bu
akşam çocuklarına koşmuşlardır. Bu gidiş çocuklarını mis gibi kokan o parktan
almak için değil, size bir şey olursa.. Bu dünyayı onu yapanın başına yıkarız
demek içindir. İstiklal savaşının kazanılmasında en büyük katkıyı sağlayan, asil
kadınlarımızın tekrar sahaya inmeleri, uzlaşmaz siyasi erke ve her fırsatta halkını tehdit
eden bir başbakanı akılcılığa davetidir.
Bu direniş gücünü Başbakanın dediği gibi, ne bir
fraksiyondan ne de CHP (CA HA PE) den alıyor. Hiçbir siyasi oluşuma veya guruba
hizmet etmediklerini gösterdikleri tutum ve davranışlarla kanıtlayan, yudumun
asil gençliğine kimse yakıştırma yapmasın.
Ve kimse bu hareketi siyasi rantta tahvil etmeye kalmasın. Siyasetin o kaypak insanı insanlıktan çıkaran iki yüzlülük pisliğnin bulaştırmasın.
Ve kimse bu hareketi siyasi rantta tahvil etmeye kalmasın. Siyasetin o kaypak insanı insanlıktan çıkaran iki yüzlülük pisliğnin bulaştırmasın.
Evet onların sırtını dayadığı bir güç var, onlarıyöneten, dünyanın en güçlüordularınımağlup edebilen, ve yine dünyanın en güçlü silahı olan akılları var.Onlar gücünü akıldan alıyorlar.Tabiatı gereği otoriteyi kabullenemeyen akıldan
alıyorlar. Bunun için sadece yurdumuzun
her metrekaresinde değil, tüm dünyada destek
buluyorlar.
Keşke siyasetin tüm aktörleri ve bilhasa bu günkü iktidar da gücünü aynı kaynaktan alabilseydı. demekten
alıkoyamıyorum kendimi. O zaman parkta biriken akıl deposuna gaz sıkmaya imtina
ederlerdi. Aynaya bakamayacak kadar utanırlardı, insan olamadıkları, insana benzer bir siyasetçi olamadıkları için, özür dileme erdemliğini gösterirlerdi. Çünkü, akılla mücadele etmenin sadece akılla mümkün olabileceğini
ancak akıllı insanlar bilebilir. Akıllarının hayranı olduğum "Çapulcular" gibi..
Cemal K. Demir
Ist. 13.06.2013