YİNE ARIZA…. VAR.
Sizler gibi, çok sevdiğim bir arkadaşımın büyük bir derdi var. Önceleri kimseye belli etmeden ama, fırsat buldukça buluşmaya başladılar. Hevestir dedik, gönül işidir, madem sevmiş, gidebildiği kadar gitsin dedik ailecek. Biz Efsaneler, nefesimizi paylaştığımız kardeşlerimizle büyük bir aile gibi olduk. Yaşlı kokonalar gibi birbirimizin her şeyine karışabiliyoruz. O sebeple biz bu ilişkiye hem ilgili, hem de ilgisiz kaldık. Yaz aşkı dedik, hevestir geçer dedi ve gelecek tehlikeyi fark edemeden ömür tükettik. Doğruyu söylemem gerekirse yaptığı da biraz erkekçeydi, erkek adamdı nihayetinde. Yaşamdan zevk almasın mıydı. Aradan yıllar geçti, gençliğin verdiği enerji ve vurdum duymazlıkla küçük arızalar görmezden gelindi. Böyle uzun soluklu bir ilişkide olabilecek türden arızalardı bunlar, ama taraflar yine anlaşıp kaynaştılar. Yola mutlu bir şekilde devam edildi. Arkadaşımın bir derdi var ama öyle gizli saklı değil, kendileri de artık ilan etmişler aşklarını uluorta, alenen yaşıyorlar. Dostum evli, karın bir şey demiyor mu dedim. Hayır dedi. Herhalde o da kanıksamıştır diye düşündüm. Ya çocuklar diyecek oldum. Sen ne diyorsun arkadaşım dedi. Çocuk dediğin delikanlı, onunda benim gibi bir sevgilisi var. Galiba bu kadar yıllık oynaştan sonra cicim ayları bitti, aşk tükendi. Sevgili artık ihanete başladı. Tam arıza yani. Geçen seneydi galiba, ilk arıza çıktığında, bak evladım dedim, bu sevgili falan değil,baş belası. Görmüyor musun seni ne hale düşürmüş, buna yürek dayanır mı! Diyerek biraz gaz vereyimde kurtulsun bu illetten dedim. Daha konuşmam bitmeden, önce davranarak, ihanete af olmaz, Camoka, onu yüreğimden söküp atacağım. Dedi. Sevindim, nasıl sevinmem. Çok şükür dostum, kendisine riski çok yüksek ölüm oyunları oynatan ,ollarını ayırıyordu. Başlangıçta biraz acı çeker ama geçer dedim, kendi kendime.
Yine arıza.. Var.. Bu haber bundan birkaç hafta önce geldi. Anlaşılan kopamamış uzatmalı sevgilisinden sevgili arkadaşım. Esiri olmuş tutkusunun. Erkek egemen toplumun birer erkek bireyleriyiz, anlayışlı olmam gerekir diye düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Bundan 5-6 Yıl önce ben aynı durumdaydım, kurtuldum. Bir Pazar sabahı karıma ben artık sevgilimi bırakıyorum dediğimde bana hiç inanmamıştı. Alaycı bir ifadeyle “sen nasıl olsa ondan ayrılamazsın.” Düşüncesiyle olacak benim çok ciddi olan bu konudaki konuşmamı bile duymazdan gelmişti. Ama ben başardım. O sevgiliyle bir daha hiç buluşmadım. Çok defalar karşıma çıktı ama, görmezden geldim. Uzaktan bana darıldın mı der gibi bakar durur hep karşılaşmalarımızda. Üstelik onu ben bir hiç uğruna vicdanımı temizlemek için bıraktım. Zavallının bana ihaneti falan yoktu. O sebepledir onun hala geçemeyen şaşkınlığı.
Sizlerden bir çoğunuz paçasını umutsuz bir aşka kaptırıp ta kurtulamayan bu arkadaşımı tanırsınız. Lütfen ona kalbini söküp atsa da kendisine ihanet edip hayatını mahveden bu sevgilisinden kurtulmasını söyleyin.
Onunla Ankara’nın yağışında, soğuğunda, gökten yağan is karasında en değerli gençlik yıllarımızı beraber geçirdik. Kendisine acı veren bir tutku yüzünden hayatına sırt çevirmesi gücüme gidiyor.
Evet sevgili Erdem. (EĞR-DEM DOĞAN, 1966-1969 Yılları arasında sadece yoklamalarda gözükerek, Ankara Otelcilik Okulundan 2-A denen hergeleler sınıfıyla beraber mezun olmuş olan bu arkadaşı uyarın lütfen. Bir daha sevgilim deyip sıkı sıkı sarıldığı o ambalajlanmış sarışını bir daha koynuna almasın, bıraksın. Paketi de buruşturup atsın bir çöp kutusuna. Bir daha dönmemek üzere o Nikotin denen sevgiliye veda etsin.
Çünkü benim arkadaşım onun yüzünden ikinci ameliyatını geçirecek. İlki kalptendi, şimdiki Bacak damarlarının değişimi için. Değer miydi diyemiyorum değmeyeceğini, insan sağlığının hiçbir şeyle kıyaslanamayacağını biliyorum.
Onun için, 09 Temmuz Pazartesi günü olacağı ameliyatın başarılı olmasını diliyorum. Sevgili eşine ve ailesine sabır dilerken her şeyin gönüllerince olmasına duacıyım.
Ist. 03.07.2012
Cemal K. Demir
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder