Ankara
Otelcilik Okulu Günlükleri
(Cemal
Demir AOO 1966-1969)
46. KOĞUŞ
Günlerden
Pazar
46.
koğuş sessizdi
Gelişigüzel
dizilmiş
Sıra
sıra ranzalar
Okul
binasından da eskiydi
Dışarıda
fırtına
Cadde
lambasına elense çekerken
Dayanamadı Şerif
Sivrioğlu
Seslendi.
Bekir
Efendi! Bekir Efendi!
Donyoz! donyoz diyom dayı!..
Petekler
buz gibi.
-Neden yakmıyonuz kolferleri be..
Ettirmen bana şimdi.
Ettirmen bana şimdi.
Soğuktan
duvarlar titredi
Galoriferin
yancağı yok
Ne
bu len..
Bokumuz
dondu gari..
Koyu bir Ege şivesiyle
konuşurdu
Ödemişli Şerif
Bekir
efendiye sitem eder
Ama
kızmazdı.
Çekinerek
geldi
Bekir
efendi süklüm büklüm
Bir
sağa bir sola baktıktan sonra
Kimsenin
görmediği ve duymadığından emin,
Başladı
anlatmaya
Halim
Beye sordumdu geçende…
Kış
geldi… Kömür Lazım.
Havalar
soğudu dedim ama..
-Şerif, -Ne dedi Halim Bey dayı..-Bekir Dayı,bilmem.. Ih dedi..
-
Alcek herhalde .
Mahcup gülümsedi,
-Para varsa alır. Diye ilave etti.
-Halim Bey, Kalorifer yanmalı dedi.
Ş.S..-Ne
dedi Halim Bey
B. D. -sıcak
su.. da olmalı
Halim
Amca ne dedi deyom.
-Ödenek
mi neyin.. o yokmuş
-Ne
demek len Ödenek len!
Paranın adını mı değiştidi len bunlar.
Paranın adını mı değiştidi len bunlar.
-
Anlamadın mı len. Diye atıldı ikizlerden cılız olanı, Bülent
-Para
yokmuş Para !!!
Diye
lafa karıştı
Ş.S. -Camoka len. Bunlar benim ödenekten haberim yok mu sanyo acep. Ben demeye getiriyom ki,
Ödenek deyince daha bi hoşmu olyomuş
Para yok de şuna.. Herkes anlasın.
İkizlerden Levent Abisinin destektiçisidir..Ödenek deyince daha bi hoşmu olyomuş
Para yok de şuna.. Herkes anlasın.
Yahu Sivri, hem bu garibanı sorguya çeker gibi diktin buraya. Hem de bize soruyosun.
-Ne demek Ödenek.. Diye sordun mu. Adamda cevapladı mı. Bize neye yükleniyon Sivri..
Ş.S. -Alınma koççum. Benim sizlen işim yok yahu.. Canım sıkıldı şu kaloffer işine de.. Laflayom işte.
Akşamda veriyolar kapuskayı, koğuş leş gibi kokuyo. Saat gece 11.00 den sonra içeri giren gazdan zehirlenir valla..
-İçeri girecek alır o tehlikenin kokusunu girmez, ben içerdekilerin neden zehirlenmediğini merak ediyorum vallahi. diye serzenişte bulundu "Kız H.". ablalarının yetiştirmesiyle efemine davranışların müptelası olmuştu.H'in lakabı "Kız Hüseyin olmasına rağmen, adam gibi adamdı, sadece Hepsi o kadar.
-Ne demek Ödenek.. Diye sordun mu. Adamda cevapladı mı. Bize neye yükleniyon Sivri..
Ş.S. -Alınma koççum. Benim sizlen işim yok yahu.. Canım sıkıldı şu kaloffer işine de.. Laflayom işte.
Akşamda veriyolar kapuskayı, koğuş leş gibi kokuyo. Saat gece 11.00 den sonra içeri giren gazdan zehirlenir valla..
-İçeri girecek alır o tehlikenin kokusunu girmez, ben içerdekilerin neden zehirlenmediğini merak ediyorum vallahi. diye serzenişte bulundu "Kız H.". ablalarının yetiştirmesiyle efemine davranışların müptelası olmuştu.H'in lakabı "Kız Hüseyin olmasına rağmen, adam gibi adamdı, sadece Hepsi o kadar.
-Yoksam
biz öksüz o çocumuyuz.
-Analarımız
bizi bureey
-Adam
olsun diye gönderdi
-Kıçı
donsun deye deel
-Halim
amcaya deki, "Her
gün Kapuska, Karnabahar Bıldıra
Çıkmaz bu taylar."
-Arpa
Buydey tamamda. Küheylanı
tımar Tav’lar.
-Aha
bure yazyom
Acıklı
bi mektup yazcem.
Kime len.. Eşmeli Şükrü yattığı yeden uykulu uykulu mırıldanıyordu..Sen uyu Şükrüm. Uykunu almeyince hastalanyon ye.. (Şükrü ara sıra sara nöbetlerine benzet nöbetler
geçiriyordu, Şerif bu nu kast ediyordu.)
Nere olcek len.. Tabi Bakana yazcem.
Adınıda
“ALLAHIM! GALORİFERLER YANMIYO, BEN
ÜŞÜYORUM.” Koycem
Yok
len 46. Koğuş kutuplarda desek daha iyi olur. Adını diye öneri getirdi
ikizlerden biri
-Mektubu sen yazarsan adını öyle korsun. diye cevap
verdi Şerif.
Koğuşta
Gündüz uykusuna yatan N., Revire giden arkadaşının battaniyesiyle camlardan gelen soğuğa karşı ilave bir
barikat kurmuştu. Kafasının üstüne çektiği battaniye yumağını
kaldırınca başı çarşaflara Sarılı
halde dikildi, canlanan mefta gibi yatağın içinde. Etrafa saçtığı o kesif
kokuyla beraber, bir serzenişle, çok gürültü yapıyorsunuz, uyuyan varken
diyecekti Ki; Camoka lafı ağzına tıktı. Ben sana kafana o pisliği sürme demedim
mi diye çıkıştı arkadaşına. Diğerleri ne
olup bittiğini anlamadan Nedim dışarı kaçtı.
Ben
deolayı merak eden arkadaşlara anlatmak zorunda kaldım. Malumunuz arkadaşlar,
ben bir otelde çalıştığım için gece saat 2.00 den sonra geliyorum kuğuşa. Geçende geldiğimde hepiniz mışıl mışıl
uyuyordunuz, temizlendikten sonra ses çıkarmamaya özen göstererek, yatağıma
girecektim ki,Şimdiye kadar hissetmediğim keskin bir kokunun olduğunu fark
ettim. Her tarafı aradım, tüm arkadaşlarıma tek tek baktım ama nafile, çünkü
ışığı yakamıyordum.
Bu
arada benim kokudan rahatsız olduğumu anlayan N.kardeşim bana sessizce,
ben saçıma bir ilaç sürdüm o biraz kokuyor dedi. Biraz falan değildi tabi
koku, tabiri caizse sağlıklı bir porsuk’u bile öldürebilir şiddetindeydi. Peki dedim bu ilaç
ne işe yarıyor. Benim saçlarım dökülüyor onun için bu karışımı tavsiye ettiler
demezmi. Düşünebiliyormusunuz Adam 22 kişilik bir koğuşta kokarca gibi kıvrılıp
yatıyor ve rahatsız olmuyor. Tabi hemen her zaman olduğu gibi Banyo için,
soğuksudan başka alternatifimiz olmayan Banyoya giremediği için koku sadece kedi banyosuyla geçiştirildi. Başını 4-5 sabun
seansıyla kokmaz hale getirdikten sonra yatağa sokup yine şefkatle üstünü
örttüm. Şerif Hadi orda Camoka seni biliyoruz sen o dediklerinin hiç birisini
yapmamışsındır. Ya ne yapacaktım. Yetişkin adam. Başını ben mi tutacaktım. Temizlendi işte. Ben söyliyim.. Senin yaptığın tek şey çabuk dışarı
çık ve temizlenmeden gelme arkadaşım olmuştur. Evet aynen öyle oldu, arkadaşı
madara etmek istemedim fakat çok kızmıştım. Şerif yine atıldı – İlacı neymiş
len bu kelliğin. Kimsenin teşebbüs etmemesi için söz aldıktan sonra, Karışımın
detaylarını, N..min bana verdiği gibi
anlattım. Sanki tarator tarifi veriyorum, özenle anlatmaya başladım. İki iki baş sarımsak, bir tutam ceviz, bir çorba kaşığı z. yağı, iki damla sirke ve bu tarifte ik adet yumurta sarısı da var.
Rahmetli
sevgili arkadaşım İzmir-Ödemişli Şerifin Sivrioğlunun anısına
2011
Cemal
K. Demir
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder