(KUVAY DAN dan ÖNCE DE
EŞKİYA VARDI.)
EŞKİYA VARDI.)
TETİK MESAFESİ
Yıl 1915,
Halkta bir eşkıya korkusu
Halkta bir eşkıya korkusu
Nöbetteyim…
Aceleyle önümden geçen
Dev bulutlar...
Kuzey batıdan,
güney doğuya
güney doğuya
Adım atan devler gibi cüsseli..
Dağ tepe, her yerde gölgeler
Gözümün önünden
Kayıp gider
O Ay ki,
Yine tam aydınlatmıştı ki, geceyi
Büyük bir gürültü koptu
Platin beyazı bir kılıç gibi
Gökyüzünü ikiye ayıran ışık huzmesi
Elli arşın önümde alevlendi
Asırlık mesire çınarımız.
Sanki kıyamet habercisi
..................................
Ardından gittikçe yaklaşan
Nal sesleri...
Köyü basıp,
Yine kaçacaktı
İhanetin sürüngeni
Üç beş altın para için
Çoluk çocuk demeden,
Çoluk çocuk demeden,
Kurşun yakacaktı!
Kambur Bekir’in dölü!
Ta.. Buradan duyuluyor
Soluğan ettiğin
Çakal atın tıknefesi
...Şimdi gördüm seni
At üstünde
Cansız bir heykel gibi
At üstünde
Cansız bir heykel gibi
Duran gövdeni
Elim tetikte,
yaklaşmanı bekliyorum
yaklaşmanı bekliyorum
Önce.. Gez, Göz Arpacık
Nefesimi tuttum
Nefesimi tuttum
Tetiğe dokundum
Aramızda şimdi,
sadece bir kurşun mesafesi
Namlumun ucunda
İlk fark ettiğim
İçi haram dolu,
Keçi kılı heyben oldu
Sonra koca gövden
Bir solucan gibi
Kıvrılarak
Dere yatağına savruldu
...................
Cemal k. demir
2011
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder