GENETİK HAFIZA(MIZ)
Her
ne şekilde ve biçimde yapılsa da genetik hafızanın Uludağ sözlüğe göre tarifi
şöyledir.
Irksal ve
genetiksel açıdan kuşaktan kuşağa aktarılan ve içgüdülerin şekillenmesinde rol
oynayan hafıza çeşididir.
Genetik
hafızadan misal vermek gerekirse, Caretta Caretta kaplumbağalarının,
hayatlarının ilk yumurtlamasını hiç bilmedikleri halde doğdukları yere gelerek
bırakmalarını gösterebiliriz.
Yine
buna benzer Alabalıkların ve hatta Yılan balıklarının binlerce mil göçü emsal
gösterilebilir.
Tabiatta
yaşayan canlılarda buna benzer çok örnek olduğu gibi, genetik hafızası olmayan
ve bu şekilde davranmayan çok değerli canlılara da rastlamak mümkündür.
Kısacası
genetik hafızamız bizi, aslında
bilinçaltı diye bir şey olmamasına rağmen, bilinçaltı davranış diye tabir
ettiğimiz fakat nedenini pek bilmediğimiz yöntemle yönetir.*1
Bildiğiniz
gibi, bu yıl 1961 yılında Turizm sektörüne hizmet etmesi amacıyla kurulan,
Ankara Otelcilik Okulunun 50. Yılını kutluyoruz. 50 yıl içersinde çeşitli
coğrafyalarda yaşamını sürdüren okulumuz mezun sayımızın 2000 rakamına ulaştığını
düşünüyorum. Elli yıl… Bir ömürlük
zaman. Her AOO mensubunun yarım asırlık
bir geçmişe sahip olmaktan gurur duyduğuna ve kutlamalarda beraber olmak
isteyeceklerine inanıyorum.
Fakat
değişik ülkeler, hatta kıtalarda ikamet eden bu kadar kişiyi bir araya
getirmenin imkânı olmadığı için, bu yılın tümünü, yani ellinci yılı
devirdiğimiz Eylül 2011 tarihinden başlamak üzere bir yıl sürecek, “50. Yıl
kutlamaları” adıyla, 1 Eylül 2012 ye kadar sürecek bir kutlama yılı ilan
edelim. Konumuzla ilgili çeşitli paneller düzenleyelim. Öyle ya elli yılı
devirdik ama biz ne olduk, nereye vardık, turizme katkımız oldu mu?
Tabi,
eski arkadaşlarla toplanıp hoş sohbet saatler geçirmeyi de ihmal etmeden dönüp
arkamıza geçen 50 yılın bilançosuna şöyle bir bakmamız gerekmez mi?
İşte
bir gurup AOO mezunu olarak, olayları yerinde tespit için 24 Eylül 2011 de
Ankara’dayız.
Eski
okul binası yerinde duruyor mu, etlik kavşağı, yeni mahalle yolu, EGO Otobüsleri
hizmette mi gibi birçok soruya cevap arayacağız. Şaka bir yana, hafızanı
tazelemek istiyorsan ta.. En başa dönerek, detayları bulup çıkaracaksın. O
zaman şimdiki yerini tam olarak tespit edebilecek bulgu ve bilgiye sahip
olabilirsin.
Aslında
bizi Ankara’ya bu işin başladığı yere, yani doğduğumuz yere çeken şeyin bizim
genetik hafızamız olduğuna inanıyorum. Nedeni açıklanamayacak bir durum bu.
Bizim
türümüz genetik hafıza mirasını terk edemez, edemiyor. Bırakalım o zaman bizi
birazda duygularımız yönetsin. Konu genetik hafıza olunca… Bizim Careta Caretta
kaplumbağaları ile aramızda hiç farkımız kalmıyor.
Cemal K.Demir
15 09.2011
15 09.2011
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder