20 Aralık 2012 Perşembe

ANADOLU İNSANI ve CUMHURİTET DÖNEMİNDE GELİP GEÇEN HÜKÜMETLER

Dikkat ettiniz mi bilmiyorum, yurdumuzda gündem çok hızlı bir şekilde değişiyor. Daha doğru söylemek gerekirse çoğu zaman asıl meseleden saptırmak için yeni gündem yaratılıyor. Her konu sözde tüm medyada karşıt görüşlerle tartışılıyor gibi yapılarak, uyutma taktiği uygulanıyor. Bu gidişatın uzun zamandır işe yaramasına ben çok şaşırdım. Ama açık söylemek gerekirse acemice yapılan bu programların halk tarafından tepki göreceğini sanıyordum. Sonra bir şey keşfettim. Gündem değişiyor değişmesine de bu gündemin bırakın değişmesini, varlığından haberdar olan kitle toplam nüfusumuzun kaçına tekabül eder diye düşündüm ve maalesef hiçte iç açıcı bir sayı çıkmadı ortaya, çünkü bu tip programların tümünün izlenme oranı izleyici kitlesinin sadece  %15-20  arasında olduğunu biliyor muydunuz. Evet,  bu şovlar sadece %20 lik bir kesime yapılıyormuş. Diğer vatandaşlar ya ilgisiz, ya magazinci, ya cahil ya da gündemi takip edebilecek araç ve gerece sahip değil. Ne kadar yazık değil mi. Son on yılın Değişmeyen tek ve en sık gündemde kalan maddesi şehit haberleri ve ona bağlı olarak tabi ki, haberi sunan spikerin ağıtlar yakması. Siyasilerin Devlet büyüktür tekerlemeleri. Diğer gündemdeki manşetler, sırasıyla Balyoz, Ergenekon, Oda TV, Aziz Yıldırım (FB) ve PKK örgütünün sivillere ve SSK ya yönelik mayınlı ve tuzaklı eylemleri. Suriye yi demokratikleştirmek için harcanan onca çaba. 100 000 kişinin sabah akşam kral sofralarıyla beslenmeleri ve Suriye milislerinin bir dönem yurdumuzda üs kurmaları da buna dahil edilebilir.                                                                      Siz her ne kadar yandaş, karındaş medya yoluyla ve eksik etek badem bıyık laf ebelerinizle tüm medyada kendinizi ve yaptığınız rezilce hataları savunsanız da, diliniz pelesenk olup dolaşıyor. Haya ve izanınızın olmadığı malum, riya ve yalan paçanızdan akıyor.

Nihayetinde vatandaş ölen evladına şehit adı takılmasıyla geri gelmeyeceğinin bilincine varmış durumda, birde cennete gidip gitmeyeceğinden şüphe duymaya başlarsa o zaman kıyameti koparacak.  Hakkari de, Şemdinli de neler olduğunu anlatmazsanız da halkın sesi çıkmaz devri kapanmışa benziyor.

Yukarıda saydığım konular elbette ki vatandaşımızı yakından ilgilendiren konular. Fakat asıl konu bu karmaşa içinde hep gözden kaçıyor.

Ey Hükümet yetkilileri, siz hükümeti devraldığınızda iç dış borç toplamı 200.Milyar dolardı. Bu Gün bu rakam, 700. Milyar doları geçmiş durumda. Bana duble yol Metro hattı yaptık demeyin Metro hattı 3 milyar dolar, Bu güne kadar yollara harcadığınız para 20 milyar doları geçmez. Oysa devleti tüm kazanımlarını satmanızdan dolayı, uğrattığınız zarar bunun iki katı.

Yatırım olarak Hızlı Tren projesi diye bir şey çıkardınız, ne olacağı meçhul, eski raylarda Yeni tren karoserlerine hız denemesi yaptırarak kaç kişinin ölümüne sebep olduğunuzu o size bağlı olan medyanızda neden konuşmuyorsunuz. Veya Geldiğinizde vatandaşın eti 15-20 TL arası bir ücretle alabildiği bir dönemden 35-60 TL arası bir fiyatı ödeme dönemine hangi hızla geçtiğini TV lerde niçin tartışmıyorsunuz. Sebze ve Meyvelerimizi Avrupa piyasasından daha pahalıya yediğimizi inkar ede bilir misiniz?

Başınız sıkıştığında muhalefet gelsin konuyu görüşelim gibi beylik laflar sarf etmenize, toplumca ve esefle gülüyoruz. Terörün yoğunlaşmaya başladığı dönemde, muhalefetin meclisin acil toplanma önerisine, alaycı bir ifadeyle “Toplanacaklarsa meclis orada, üç beş asker öldü diye koskoca meclis toplanır mı” diyecek kadar fütursu adamlar sizin bakanlarınız değimli?  İşte biraz geç olmasına rağmen, o derin uykuya dalan koca dev uyanmak üzere. Uyanıp ta tüm mahmurluğu üzerinden attıktan sonra size şimdiye kadar neyi yapıp neyi yapmadığınızı soracak.  Oy vermeye üşenip gelmeyen atalet mahkumlarımız tam tekmil, seçim sandıklarına gelecekler. Bu memlekette hala %20 ye yakın bir seçmen oy vermeye girmiyor. Yeminli hacıların otobüslerle seçim bölgelerine taşındığını düşünürsek, bu oy vermeye gitmeyen aymazların vatandaşın laik kesiminden oldukları aşikardır.


Ey yurdum insanı, saksı sadece süs için konmamıştır omuzlarınızın üstüne, ondan güzel çiçekler alabilmeniz için sulamanız gerekir. Başkasının döktüğü su zehirdir sizin saksınız için.

Son seçimlerde 48 milyon seçmen olduğu söylendi, fakat seçime 8.700.000 seçmen katılmadı. Katılan seçmenlerin 17 milyonu bu günkü hükümete oy verdi. Barajın altında kalan Küçük partilerin oylarının % olarak diğer barajı geçen partilerden daha fazlasını hanesine yazan Hükümetteki parti % 50 küsurla iktidar oldu. Aldığı oy oranı 18 milyon civarı olan bir partinin 48 milyon seçmeni olan bir memlekette %50 küsur oya sahip olabilmesi düşündürücüdür ve seçim yasasının değiştirilmesi gerektiğinin ilanıdır. O sebepledir ki; İlk defa bu yıl hükümet istifa sesleri yükselmeye başlamıştır. Yurdumuzdaki 80 binin üzerindeki camiyi merkezi sisteme bağlayıp, propaganda aracı olarak kullanmanızda işe yaramayacak. Bu milletin ocağına, aşına ateş düşürdünüz mü dünyanın tüm güzelliklerini verseniz de onu kandıramazsınız.

Ok yaydan çıktı, sayın hükümet yetkilileri. İstifa edin.

Cemal Kazım Demir

27.09.2012





Hiç yorum yok: